İçimdekilerle sokaklarda 34-Bugün uzun süredir görmediğim nasıl değiştiklerini bilmediğim lise döneminden arkadaşlarla buluştuk.Bir türlü gitmek içimden gelmiyordu.İlk gençlik yıllarından sonraki bedensel gelişmeleri ilginçti.Çok tuhaf duygular içine giriyorsun.Üstelik o dönem aradığım özlediğim bir zaman aralığı da değildi.Düşünsel değişimlerine bakınca çoğunun olduğu yerde,evleriyle ,yemekleriyle özdeşleştiğini gördüğümde şimdiye dek gelmemekle iyi ettiğimi de anladım.Paylaşacak bir duygumuz kalmamıştı.Yemek yedik bitti.Ben kendi hesabımı ödedim.Aralarında ay olur mu ben öderdim sahteliği başladı.Ben de eğer,insan karşısındakine değer veriyorsa hesabın bir kişiye yıkılmaması gerekir dedim.Aslında haklısın deyip tek tek ödemelerini yaptılar.Yine çıkıntı oldum ama mutluyum.Bu iki yüzlülüğe hiç dayanamam.Pencereme gelip,içeri girmeye çalışan,içeri aldığımda da kucağıma oturup başını yaslayan dost kedim Yosuna araba çarptı ve öldü.Gözlerim onu arıyor neyse ki ,bir camda Konpersita,diğerinde Gece,Bebek ve Tamoş adlı kedilerim sürekli uğruyor.
17 Aralık 2021 Cuma
14 Aralık 2021 Salı
İçimdekilerle sokaklarda 33-Havalar soğudu.Elektrik ve doğal gazı düşünerek açıyoruz artık.Sokağa çıkıyorum,ilk rastladığım ayağında terlik,çorapsız ,çöp arabasını sırtlamış bir genç.Ayaklarım buz kesiyor birden.Bu insanlar aldırmayanlar yüzünden bu durumda biliyorum.Sen elinden geleni yaptın,gençliğini,çocuğunun çocukluğunu yaşamının bir bölümünü bıraktın bu eşitsizlikler olmasın diye diyor içim ama hala değişemedim işte.Kendime, bu ülkeye borcun yok ama bu ülkeden alacaklısın desem de haklılığımı kabul ettiremedim hala. 1980 deki kimsesizliğimizi unutamıyorum bir türlü.Beton bir duvarda inatla çıkan otun fotoğrafını çekiyorum,çok seviyorum onları.Bahçemdeki ayrık otlarını seviyorum ve hiç koparmıyorum.Gülleri sevemiyorum bir türlü.Bulutlara bakıyorum hemen.Beni kendi için arayan bir arkadaşım telefonda.Çok acil bir yere yetişmek zorundayım diyorum.Beni kendi için değil,beni benim için arayan kişi arkadaşım .Böyle olunca dostunuzun olması çok zor.En güvendiğim kişiye %5 oranında güveniyorum.Bu orana ulaşan sayısı da çok az.Yolda bir sarman yere uzanıp karnını açıyor.Bu sana çok güveniyorum demek.Karnını okşamadan geçmiyorum elbette.Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken kitabını hala okumamıştım hemen alıyorum.O bu ülkenin Kafka'sı.
1 Kasım 2021 Pazartesi
İçimizdekilerle sokaklarda 32-Havalar bir ısınıp bir soğuyor.Bilimsel araştırmalar arasında iklim kontrolu de var.Dilerim bunu uygulamıyorlardır,aşı şirketleri.Ne giyeceğimi bir süre düşünüyor,değişimle zaman harcıyorum.Isı değişimi anında grip getirir çünkü..Yoldaki kedilere laf atıyorum,nasıl gidiyor der demez miyavlı yanıt veriyorlar.Sürekli yakınan kazı kazan satan kızın yanına uğruyorum.Orası sosyal bir laboratuar.İnsanların yüzlerini inceliyorum,tek umudun buraya bağlandığını yansıtan yüzlerini.İlginçtir ki,satıcı kız da kendisinden kazı almayanlara ateş püskürüyor,hepsi birbirini kötülüyor.İnsanın ne hale dönüştüğünün kanıtları..Meydanda çocuklar mikrofon uzatıyor,bana da uzattılar.Niçin dedim,Kıyafetleri konuşuyoruz dediler,yerel tvde yüzünüz çıkar ne güzel ne dersiniz dediler yüzlerine baktım. İşsizlik %20 yi geçti,siz nelerle uğraşıyorsunuz,bu soruları asgari ücretle geçinen birine sorsanıza diye patladım sonunda,İnsanda biraz utanma olur diye söylene söylene uzaklaştım.Sokak köpeğim Paspas'uğradım,sevdim,ayaklarını ayaklarımın üstüne koyup gitmemi engelliyor.Onların sevgisi bambaşka.Ancak,insanı dert etmeden hayvan sevmek de artistik biliyorum.Kedisine kıyafet giydirip gösteri yapanların hayvan sevgisi olduğunu sanmıyorum.Ağır hasta bir toplumda sorgulanacak çok daha önemli konular var ama bu cesaret ister.......
17 Ekim 2021 Pazar
İçimizdekilerle sokaklarda 31-Bugün kapıyı açar açmaz limon ağacının dibinde tek bacağı kopmuş ölü kedi yavrusuyla karşılaştım.Fotoğrafını çektim üzülürken.Küçük bir çukur kazıp içine koydum,başına da küçücük bir taş.Kedi mezarlığı oldu burası.Çıkıyorum dışarı.Başıma bir ceviz düşüveriyor,bana hediye dedim içimden,üzüntümü anladı ceviz ağacı.Dönüşte gövdesine dokunup teşekkür ederim.Bulutları rahatça görebileceğim sahile yöneliyorum.Bulutlar sırdaşım,her dakika şekil değiştiren nem topakları farklı şekillerde yüzümüze bakar,bizi dinlemek için.Bir aralık buluyorum yoğunluklarında,benim zaman zaman yalvardığım, dünyayı şikayet ettiğim, adını yalnız benim verdiğim güç orada ..Bugün beni duyarsız yap ne olur diye yalvarıyorum,yalvardığım kendim olmalıyım.Ne olur ayakta kal derim en çok.Sokak köpeğimin sokağına düşürüyorum yolumu.Pati ver der demez uzatıyor patisini.Sıkıyor elimi.Başını okşadıkça içindeki bütün hüzünlerini yüklediği gözlerini bana dikiyor.Köpeklerin gözlerine dayanamıyorum.Kul olmannı bütün ağırlığını taşıyan gözlerine.Kedilere laf ata ata dolaşıyorum.Hepsinden de yanıt alıyorum hemen......
6 Ekim 2021 Çarşamba
İçimizdekilerle sokaklarda 30-Sabah olduğunda henüz kalkmamışken Yosun adlı kedim camı çalıyor.Yosun 5 dakika lütfen diyorum,biraz duruyor,tekrar çalmaya başlıyor.Kalkıyorum hemen.Diğer camlarda Bozburun,comparsita bekleşiyor.Daha ben yemedim diye söylene söylene mamalarını veriyorum.Ancak Comparsita,başını başıma sürüp,diliyle şakağımı yalamadan mamaya başlamıyor.Gözlerimi yaşartıyor.Baş der demez kafasını uzatıyor.Yakında biri konuşacak ve ben şok geçireceğim.Korkuyorum bazen.Sabahlar böyle başlamak içimi şenlendiriyor.İnsanlara karşı hep tedirginiz oysa.Kim bana zarar verecek kaygısıyla her gün biraz daha uzaklaşıyoruz.İnsanı suçlamıyorum.Ekonomik eşitsizlik büyüdükçe ,yaşayanları seyreden insan çoğaldıkça daha da kötü davranışlar göreceğiz.Çaresiz insan,herşeyi yapar.Ben yapmam masallarını söyleyenler,bugün sahip olduklarının olmadığını düşünürlerse,anlayabilirler ama yaşamadan anlamak da olanaksızdır bunu. Sokakta kazı kazan satan bir kızın yanında duruyorum,arada sohbet ediyoruz.Orası,sosyolojik bir laboratuar.Adamın biri kart kazıyor.Tuzu kuru belli.Yanına yoksulluktan kavrulmuş bir genç yanaşıyor.Ağbi,çıkarsa bana bir yemek parası ver diyor.Adam tamam lan diye yanıtlıyor.Ardından bir şey çıkmadı hadi yaylan deyiveriyor.Yüreğim eziliyor.Maskesi yok yedek maskemi vereyim diye Düşünüyorum .Al evladım şunu deyince genç eliyle ittiriyor.Ben ne diyorum o ne veriyor diye uzaklaşırken,virüsten ölmenin yoksulluk yanında bir hiç olduğunu da kafamız vurmuş oluyor.Haklı.
16 Ağustos 2021 Pazartesi
Kendimizle 6-Kendinizi çevrenizdekilerle karşılaştırıp mutsuz olmayın.Kadere inanmam ama bugünü yaratan siz değilsiniz,koşullarınız.Yaşadığınız toplumun ekonomik,sosyal yönetim biçimi çalışmanın kazanmasına dayanmıyorsa,sahtekarlar kazanır ve yaşam koşulları hep daha iyidir.Bu koşulları değiştirme gücü de yalnız sizinle olmaz.Koşullarınızı önünüze alın ne kadarını değiştirebilirsiniz bakın.İçinde yaşadığınız toplumda yapacaklarınız var da korkularınız ve ikilemleriniz mi var?Geri durma nedenleriniz neler?Kendi kendinize bunları değiştirme,üstlerine gitme egzersizleri yapın.Bu çalışmayı yaparken de mucizeler,hemen değişimler beklemeyin.Yaptıklarınızı,yaparken zevk almaya bakın.Olur ya da olmaz,üzülmeyeceğinize söz verin kendinize , deneyeceğinize söz verin.
27 Haziran 2021 Pazar
Kendimizle 5-Kimsenin sizi anlayacağını sanmayın.Kimse kimseyi tam olarak anlayamaz.Anne karnına düştüğünüzden itibaren farklı etkilerle karşılaştınız.Ancak psikolojinin bile açığa kavuşturamadığı bir konu bu.Kardeşler aynı ailede büyüseler bile farklı etkilenirler olan bitenden.Benim ağlayarak anlattığım çocukluk yarasına kardeşim sorarak bakar.Abla nasıl hatırlıyorsun der.Onun umurunda bile değil olan.Şimdi de iki yabancı insan gibiyiz.Genlerimiz akraba.Ama biz çok farklıyızKültürümüzde konuşmak,kendini anlatmak,anlamak için dinlemek,paylaşmak yok ya.Çocukluğumuz kendimizle geçiyor..Şimdiki çocuklarda böyle değil diyeceksiniz ama onlar da bilgisayarla ,telefonla başkalarına imrenerek kendini bulmaya çalışıyor.Bu daha da kötü aslında.Birbirine aldırmayan kişiler anlaşıldığını zannediyor.Kendini gösterme peşinde.Zavallılıkla tik tok'larda var olmaya çalışmak ,olan bitenden habersizlik yaşamlarında bir gün çok daha kötü günlerde uyanmalarına yol açacak.
10 Haziran 2021 Perşembe
Kendimizle 4- İçinizde sürekli tekrarladığınız ama size zarar veren davranışlarınızı fark edin ve yatmadan önce tekrarlayın. 1- Üzülmek hiç bir sorunu çözmez.Üzülmek ,hiçbir şeyi değiştirmez,istersen kahrol,at kendini,Üzülmek,yalnız sana kahır verir,kimse aldırmaz buna.2-İçimdeki o küçücük çocuğu güldüreceğim,saçını okşayacağım.3-Her şeyin olumlu bir yanını bulacağım.Mutlaka vardır.Bulacağım.4-Elimden geleni yapacağım,olmayanı doğaya bırakacağım.5-Hiç bir şeye kahırlanmayacağım,İçerlemeyeceğim.Nasılsa geçecek.6-Amacım var....Mutlu ve cesur olacağım.Bunları tekrarlayınca bir şeyler değişir mi bilmiyorum ama en azından kendinize işkence etmeyi azaltabilirsiniz.Elbette öyle yaralayıcı olaylar vardır ki,bunlar masal kalır.Amacım da ukalalık değil.Bazı yaralarımız hiç geçmeyecek,zaman zaman kanayacak ama kısa kesmeyi deneyin hiç olmazsa.Kendi kendinizin koçu olmak demek bu aynı zamanda.İnsan denen canlının en büyük gereksinimi kendini sevmek ve önemsenmek.Bu günün kirlenmiş insan ilişkilerinde sevgi çok zor.Siz en çok kendinizi sevin.Bu başkasını hiçe saymak değil elbette.Zarar vermekde değil,konuşun olanı,muhatabıyla,açıkça.Konuşamıyorsanız da anlamasını beklemeyin.İçinden çıkarın kendinizi bu çarktan.O kişiye olduğu kadar değer verin.Ben,kimseye güvenmiyorum.En güvenebildiğim insana %5 oranında güvenirim.İnsan denen canlı karmaşa.Kimsenin karmaşasında boğulmayın.
28 Mayıs 2021 Cuma
Kendimizle 3-Çocukluğumda okulda bile anne babamın kavgalarının ,küslüklerinin ne zaman biteceğini düşünürdüm.Yıllar böyle geçti.Evliliğe ve insana inancım ailede ve 12 eylül günlerinde bitti.Toplumu tanıdım.Şimdi toplumun ilerisinde olmanın bedelini ödedim diyorum ama kendimle de gurur duyuyorum.Yaralarımın kanadığı zamanlar oluyor.Yapılması gereken yaptıklarınızın,bu yaraların etkisine girdiğini farketmek.Yakalayın kendinizi.Amacınız yüzünüzü güldürmek olsun,kendi yüzünüzü.Her gün bugün kendim için ne yaptım diye sorun.Büyük işler beklemeyin.Yemek yapmak bile buna dahil.Denizle dalgalarla,dağlarla,ağaçlarla,kedilerle konuşurum ben.İnsanlarla da.Ama en güvendiğim kişiye %5 oranında güvenirim.Bu oran değişir yalnızca.Hele bugünlerde güvensizliğin yarar getirdiğini ve insanı koruduğunu görmek trajikomik..Anne babamı onların yaşamını inceleyince affettim.Bir çocuğun ailede mutluluğu anne babası mutluysa gerçekleşir.Bir de ekonomik koşulları yeterliyse.Çocuğunu seven eşini sevmeyi başaracak.Kendi yaralarınızı kendinize ititraf ettikten sonra,bugününüz için yapmamanız gereken davranışları saptayın.Uyumaya geçmeden önce onları tekrar edin,defalarca.Beş olur on olur.Bıkmayın,yılmayın.Siz önemlisiniz.Yaptığınız hataları ya da yaşadıklarınızı o günkü siz yaptınız.Bugünkü gibi yaşamı ve insanı tanıdıysanız yapmazdınız.Affedin kendinizi.
27 Mayıs 2021 Perşembe
Kendimizle biz 2-Evlilik kararı alırken,ertık evlensem iyi olur diyordum.O kadar gösterişten uzaktım ki ve de isyankar.Onun için en elverişli kadın olduğumu anlayamadım.Bir de vatanı kurtaracaktık ya..O yaşlarda insan kötülük yapmaz diyecek kadar da saftım.Yaşamamışlık diyelim bir de ailede çok dürüst bir babamın olması.İnsan niye bu kadar dürüst yetiştirdin bizi diye kızar mı babasına.Kızdım bile.Öldükten sonra tabi.Yüzüğümü kendi maaşımla aldım.Gelinlik giymek istemiyordum.Evliliğe inanmıyordum.Çocukluğum öğretmişti bunu.Kot pantolonumla gittim nikah yaptırdık,çıktık.Oysa böyle olunca erkek için ucuz mal oluyormuşsun.Değerin de o kadar.İşe gidiyorum,ev ihtiyaçları,yemek,temizlik,her şey bana bakıyor.Gittikçe evi de ben geçindirmeye başladım.Çocuğuma bakacak kimse de yoktu,annem geldi,eşim olacak adamın umurunda değil.Bir de ideal adamı ya.Dört beş gecede bir eve geliyor.Amacı özgüvenimi yerle bir etmekmiş.Bu bir insanı mahvetmek,öldürmek için en etkili biçim.Gidecek yerim ve çözümüm olmadığını anladığında daha da pervasızlaştı.Şiddeti psikolojikti.Başkası da olamazdı zaten.Yıl 1980.Yurt dışına gitti.Son gece itiraf etti.O da artık gidiyor ya.Nasılsa sorumluluğu yok.Seni bilerek engelledim bile dedi.Anlamıştım.Ondan sonraki yılları psikoloğa bile anlatamadım.Ağlamaya başlıyordum.Anladım ki,kendi değerimizi bilmeden ben yerine biz diyerek büyüyünce böyle oluyormuş.Şimdi saçlarımı okşuyorum bazan.Seni seviyorum diyorum kendime Bunu her gün söylemeyi unutmayın.Devamı...
25 Mayıs 2021 Salı
Kendimizle ne yapacağız? 1-Mutsuzlukların ana nedeni ,kendini sevmemekle ilgili,kendini değerli bulmamakla.Bu durum genellikle geçmişimize baktığımızda yaptığımız hataların tekrar tekrar anılmasıyla bilincimize kazınıyor.Hele de bu hatalar yaşamımızı,istediğimiz yaşamın çok uzağına düşürdüyse.Kendimize,hak ettin sen deyip duruyoruz.Bir de bugün olsa yapmazdım.Çok kullanırız bunu da.Kendimi nasıl bu hale düşürdüm diye kızdığımı fark ediyorum en çok.Oysa,gidecek,dayanacak bir yerim olsaydı,keserdim o anda.Üzülürken bir de çok zayıf hissederim kendimi.Kendi kendine terapi tanımını tanıyınca farklı bakmaya başladım bu duruma.Önce yaşamımda bir çok sıkıntıya rağmen başardıklarıma bakmaya başladım.Ayaklarımın üzerinde durmak için inatla okumuştum.Mesleğimi elime almıştım.Emekli olunca da her ay geleceğini bildiğim bu miktarın ne kadar önemli olduğunu hatta en yakın dostum olduğunu anladım.Üzülmek,hiçbir şeyi değiştirmiyor.Yaptığımız en büyük saçmalık.Devamı gelecek.....
10 Nisan 2021 Cumartesi
İçimdekilerle sokaklarda 29-Sokak aralarında yürümeye çalışıyorum.Cumartesi pazar kısıtlama var.Kedilerle selamlaşıyoruz.Her laf attığımda yanıt alıyorum.Bir adam kedilere mama veriyor.İlgimi çeken bir konu,erkeklerin kedi sevmeye başlaması.Genellikle köpek sever erkekler.Mama verirsin,köle olurlar köpekler.Erkeklerin genel parolası.Kadını da böyle görmek ister çünkü,kölesi.Köpek sevmek,geleneksel davranışların egemen olduğu ülkelerde erkekliğin şanındandır.İstediklerini yaptırırlar ya.Ama kediler farklıdır.Bir grupsa kediler ki,çok grup halinde olamazlar.Sürüye katılmaz onlar.Ayrı ayrı mama isterler.Hepsinin önüne koyacaksınız.Özgür birini sevmek zordur.Sizin de kafanızın aydınlık olması gerekir.Bu yüzden bir erkek kedi sevmeye başlamışsa,insan olmaya başlamıştır derim ben.Köpeğini havlatıp var olmaya çalışacak kadar zavallılaşmış adamlar görüyorum.Gülünç.Yeni yazarlar keşfediyorum bu arada.Klasiklerden ayrılamıyorum bir türlü.Okuyan insanı zorlayan en önemli nokta,farkındalığın artması.Böyle bir dünyada işimiz zor.
8 Nisan 2021 Perşembe
İçimdekilerle sokaklarda 28-Artık içimizdekilerle evde desek daha doğru galiba.Dün bir arkadaşımla terapi yapar gibi sohbet ettik.Bunun için karşınızdakine çok güvenmeniz gerekiyor elbette.İnsana güvenini yitirmiş biri olarak paylaşımlarım hep denetimli olur.Konuşmalarımız genellikle aileyle ilgiliydi.Psikoloji,yaralarımızın doğduğumuz ev olduğunu söylese de onun da çaresiz ve sinsi kaldığı alan yaşadığımız koşullardır.Büyüdüğümüz ya da şu anda içinde olduğumuz ekonomik ve sosyal koşullar yaralarımızı çözer ya da kanatır.Herkes büyürken yaralanır ama sonraki koşullarınız onarıcı nitelikteyse iyileşebilirsiniz.Anne babamızı suçlar dururuz.Bunu ben de yaptım uzun dönem.Ama ne zaman onların yaşamlarını gözden geçirip yorumlayabildim,o zaman affettim ikisini de.Keşke bunu daha önce yapabilseydim.Ama yeterince yaşamadan olamıyormuş.Yıllar sonra anne babamın mezarlarına gittik kardeşimle.o babamın mezarının başında,ben,annemim mezarının başında ağladım.İlginç geldi bana ,demek ki dertlerimiz farklıymış.Anne babalarımız yaşayamadığı duyguları bize veremezlerdi.Onlar da kendi anne babalarıyla didişiyorlardı mutlaka.Bu ilk çağa kadar uzanır üstelik.Önce onları sonra kendimizi affedelim en iyisi.Başka çözümü de yok zaten.
25 Mart 2021 Perşembe
İçimdekilerle sokaklarda 27--Bugün kapıyı açar açmaz ağacın altında gördüğüme şaşırdım.Küçücük,göbek kordonu görünen bir yavru kedi ölüsü.Üzüldüm,bakındım,anne neredeydi?Korunaklı bir yere çekilmiş,koruduğu yavrularıyla koyun koyuna uyuyor.Hemen süt aldım,ılıtıp koydum,tıslıyor yavruları için elbette.Konuştum uzun uzun.Onlar ses tonundaki frekanstan anlıyor sanırım.Dost musun,düşman mı.Kana kana içmeye başladı.Kendim içer gibi sevindim.Her gün anneye mama veriyorum,yavrularına sarılarak,hem yiyor hem bakıyor.İnsanlardan ümidimiz bitince hayvanlara daha düşkün olduk galiba.Ama,insanı hiçe sayan bir hayvan sevgisini de gerçekçi bulmuyorum.Bir ülkedeinsan hakları,gelir dağılımı dengesi önemseniyorsa hayvan hakları kendiliğinden oluşur bence.Cadde boyunca büyük parktan geçerken kuşların seslerini dinliyorum durup.Karşılıklı konuşmalarından bir şeyler yakalamak istiyorum,ne söylüyor olabilirler?Bizler, yorumu kendi dünyamızdan yapacağız elbette ve eksik olacak hep.
16 Mart 2021 Salı
İçimdekilerle sokaklarda 26-Bu saatlerde sokakta olmamalıymışız,aldırmıyorum,bir yere girip çayımı içmeye başlıyorum.Bu ülkenin yaşlılarına ne kadar düşman olduğunu anladığımız zamanlardayız.Onlara acı çektirmekten zevk alınıyor.Kısacık zamanlarda sokağa çıkabiliyorlar.Kederden ölenleri çok.Ölmeleri bekleniyor zaten,emekli maaşlarından böylece kurtulunacak.Yaşlıya saygı ezberleri ne kadar yavan,elbette anlayanlara..Yüzlerine bakıyorum,umutsuz,yorgun,küskün.Evden bir boğaz daha eksilecek diye düşünenler ne çoktur şimdi.Bu günlerin en büyük sorunu,zihinlerde belirsizlik bilmecesi.İnsanı en çok etkileyen kavram.İnsanın en büyük korkusu,ölüm.Ölümün bu kadar korkutucu olması belirsizlikten.Orada ne olacak bilinmezliği.Metafizik düşünenler rahat.Kader bu diyecekler.Ama bilimsel düşünenler için,sorgulayanlar için,bilimin henüz yanıtlamadığı bir gerçek.Onlar ne yaşacaksa bu dünyada diyor çünkü.İşleri zor.Ben de bu gruptayım.Bir dönem mutluluk araştırması yapılmış,en mutlu ülke Afrika'da yoksul bir ülke seçilmiş.Bu da kendiliksiz mutluluk.Bir de öte tarafta rahat edeceksiniz aldatmacası var tabi.Bu gün yaşlıların yüzlerini inceledim.Utandım onlara yapılanlardan.
28 Şubat 2021 Pazar
İçimdekilerle sokaklarda 25.....Bir kaç bün önce,evimin önünde yaşlı bir adamı dövmüşler.Ben yürüyüşe gitmiştim,gelince gördüm.Gencin biri ,daha ölmediniz mi deyip adama vurmuş,o da düşmüş.Kafasından kan geliyordu.Ambulans çağırdık,aldılar.Yaşlılarına bu kadar düşman bir ülke.Eve hapsettikleri yetmiyormuş gibi artık sokaklarda dövülmeye de başladılar.Uygulamalara bakınca aciz olanın kıymeti olmadığını görünce birileri artık gördüğünü yapıyor.Tekrar yürüyüşe çıktım.Sokaktaki satıcılarla,çöpçülerle selamlaşıyoruz,onlara iyi işler diyorum,alıştık artık.Kuyumcuda çalışanla sohbet ettik.Mırnav nasıl dedim .Şahane deyince,onlar bizim canlı oyuncaklarımız dedim.Yok ,ben üç kızım bir oğlum var diyorum,onlar oyuncak değil dedi.Nasıl sevindim.Geldiğinde cama vuran bir kedim var.Mama istiyor,alıştım,hemen koşuyorum.Adını bozburun koydum.Burnunda beyazlık olan bir tekir.Nasıl sevimli.
30 Ocak 2021 Cumartesi
İçimdekilerle sokaklarda 24-Evle sokak karıştı artık.Sokaktaymışız gibi evdeyiz bazen.Bir gün önce alışverişte yine ihtiyaçtan fazlasını almıştım.Oysa bir haftalık yemeği kararlaştırır ona göre plan yaparım.Bu kadar planlı olmaktan kurtulmaya çalışsam da başaramıyorum.Uzun yıllar yatılı,parasız yatılı okumanın verdiği disiplinim hiç gevşemiyor.Biraz kendimi bırakabilsem ne olursa olsuna.Bir kez kazanılınca bırakılmıyormuş.Şimdi yararını görmüyor değilim.Çocukluğumda ve daha sonra öğrendiğim aşırı dürüstlüğü de bırakmak istedim ama başaramadım.Kötü insan olmayı deneyeyim dedim bir kez.Bir kerecik kötülük yapayım.Arkadaşlarla buluştuk,fikrimi açtım çok güldüler,olsun.Şimdi siz çantalarınızı bırakıp öbür odaya gideceksiniz ben de sizin çantalarınızdan 10 lira alacağım.Siz fark etmeyeceksiniz.Ama üzülmeyin ha ertesi gün vereceğim dedim.İyice güldüler.Sakın üzülmeyin deyip duruyorum bir yandan da.Hadi tamam dediler öbür odaya gittiler.Ben çekinerek çantalarından 10ar lira aldım.Gülerek geldiler.Sarıldılar bana.Gittiler.Ben yaptığımdan bütün gece utandım,uyuyamadım.Ertesi sabah erkenden kapılarını çalıp paralarını verdim.Kusura bakmayın biliyordunuz bak diye diye.Çok eğlendiler.Anladım ki ben bu işi yapamayacağım.Annem rahmetli,sen adam olmazsın derdi.Dürüstlüğümden dolayı.Annem ve babamın yaşamsal mantığı tamamen farklıydı.Turgut Özal'la,Bülent Ecevitin evlendiğini düşünün böyle olurdu herhalde.Ben babama benzemişim.Yeni elbisemizi giyip çıkmamızı bile istemezdi,alan var alamayan var üzülürler derdi.
17 Ocak 2021 Pazar
İçimdekilerle sokaklarda 23-Sokak kısıtlamaları ,pandemi dönemi,aynı zamanda arkadaşlıkları sınama zamanı gibi.Sizi kendi için mi yoksa sizin için mi arıyorlardı anlıyorsunuz.Neyse ki bunu öğreneli yıllar olmuştu.Para için her şeyin parçalandığı bu günlerde aranmak için,dostunuzun olması için ki ben dostluğa inanmam,iki üç eviniz,bir o kadar yazlığınız,arabanız,bankada yüklü bir hesabınız olmalı.Kimsesizliğinizi muhtaç olduğunuzda anlarsınız.Çok sevildiğini zannedenlere acıyarak bakarım.Akrabalık ilişkilerini övenlere de.Henüz öğrenmemiş derim içimden.Sorularına da pek yanıt vermem.Sokaklarda gezerken yıkılan evler gördüm.Yenisini inşa etmek için.Biraz izledim.Betonlar parça parça dökülürken,anılar ağlıyor gibi geldi bana.Duvarlar roman yazabilseydi..Bu evin giriş katının balkonunda tekerlekli sandalyede bir adam vardı.Selamlaşır,her geçtiğimde konuşurduk.Deniz kenarından atlamış ve kayalıklara çarpmış,belinde olan hasarla,yürüyemez hale gelmiş.Bir gün evin önünde ayakkabılar gördüm,bir kaç kişi girip çıkıyordu,içeri girdim,adam ölmüş.Cenazesine katıldım,kalabalık olsun diye.Kız kardeşi bana sarıldı,sizi çok seviyordu,konuşuyordunuz onunla dedi.Bu gün kar başladı.İnsan atmosferi sorguluyor ona teşekkür ediyor.
13 Ocak 2021 Çarşamba
İçimdekilerle sokaklarda 22-Bu gün pazara uğruyorum.Meyva ve sebzelerin rengarenk hallerini seviyorum.Her zamanki dostlarım,maydonoz ve roka alıp çıkıyorum.Nasılsa ağır değiller,ara sokaklara dalıyorum.Şimdi müşteri arayan satılık tabelasi ile bir daha görüşmemek üzere gideceğini seslendirmeyen hüzünlü, gizemli cafenin önündeyim.En iyi dondurmaları yediğimiz,en dolu sohbetleri yaptığımız mekana dostça selamla veda ediyorum.Kapanan dükkanlar,zaman geçirdiğimiz kafelerle yarışırcasına bekleşiyor.Sonunda sokak köpeğime uğruyorum.Gözlerini aralıyor sesimi duyunca.Hadi patiş ver deyince kocaman patisini elime veriyor.Oğluşum diye seviyorum onu.Gözlerini gözlerime dikiyor,bu bakışlar köpeklerde bir de eşeklerde dopdoludur.İkisi de kulluktan yorgun.İçime işliyor.Eşek görmeyeli yıllar oldu.Ama sokak köpeğime uğramadan geçemiyorum.Bir de kesilen ağaçlar.Gövdelerine dokunuyorum.Bir yerlerinden yapraklar çıkarıyorlar.Yürürken gözlerim yolla duvar arasında betonlara inat çıkmış otlar arıyor.Fotoğraflarını çekiyorum.Direnişçi çiçekler diyorum onlara.Doğayı betona bulayanlara direniyorlar.
10 Ocak 2021 Pazar
İçimdekilerle sokaklarda 21-Sokaklara hasret günlerinden birindeyiz.Pazar.Kısıtlama günü.Yağmur yağıyor,insanlar seviniyor.Yağmur bu sevince gülüyor,küskünlükle.Ormanlar,doğa yağmalanırken yoksunuz,ama şimdi seviniyorsunuz diyor, sessizce dökülüyor gökyüzünden.Yapraklarını döken ağaçlar hışırtılarla yağmur damlalarını yutuyor.Kedim Yosun,yok bugün.Nereye saklandı,nerede daha sevdiği yiyeceği buldu bilmiyorum.Camı açtığımda patilerini uzatıyordu,içeri girmek için.Kucağıma alıp önce evi dolaştırıyordum.Sonra sevinçle kaloriferin üstüne yatıyordu.Beni buradan alma yalvarışlarıyla gözleri aralık,uyurmuş gibi yapıyordu.Şartlarım biraz daha uygun olduğunda seni alacağım söz diyorum her seferinde.Pencere ile demiri arasına ona karyola yaptım ama ille de eve sevdalı.Bir de kucağıma atlamaya.Ensesini ,gıdığını başını okşayınca dünya onun oluyor.Esnek vücutları buralara yetişemiyor galiba ya da bu noktalar onların sevgi alanları.Yapraklar sarı,kırmızı,alacalı.İnsanın içinden resim yapmak geliyor,ama fotoğraf gibi değil.Ağaçlardan özür dilemenin,onlar çıkarlara kurban giderken bir şeycikler yapamamanın resmi yapılmalı.Yapraklar siyah olabilir,yüreğinizden akan acizliklerle alacalı olabilir,yapraklar paralara çarparak yaralanabilir..Resim ,yüreğinizden,aklınızdan vicdanınızdan çıkanlar olmalı,karşına koyup aynısını yapmak yerine fotoğraf çekin daha iyi.Ne zamandır çalışamıyorum,boyalarım bana bakıp duruyor.Bakalım belki....