10 Ağustos 2018 Cuma
Dikiş tedavisi.....Bir zamanlar dikiş yapardım.Sonra makineyi bıraktım.O da bir yaratma biçimiydi.Şimdi yalnızca kafamda yaratılar var.Aldığım ne varsa değişiklik yapıyorum.Son dönemlerde,eski kot pantolonlardan yeni uygulamalar üzerinde düşünüyorum.Ayrıntıya girmeyeyim ama,adı,anılarınızı çantanıza yükleyin,olacak.Bu da tasarıda kalacak büyük bir olasılıkla ama üretilse iyi olurdu.Bugünlerde,Platon'un Devlet'ini yeniden okuyorum.İlk çağda irdelenenleri düşününce 21.yy da nelerle uğraştığımız ağırıma gidiyor.Bir de bulunduğu durumun yararını yaşayanların dertlerini dinlemek var.Kendime söz veriyorum artık son diye,bir türlü olmuyordu.Son günlerde nihayet birine giriştim.Bundan sonra dert dinlemek ücretli dedim.Saati ,yüz elli lira.İsteyen buyursun.Ağzımdan çıkıverdi nasıl bunaldıysam.Analitik düşününce,dert anlatanı yargılamıyor,ayıplamıyor,kınamıyorsunuz ya,çok hoşlarına gidiyor.Ama çöp kutusuna dönüyorsunuz.Eh madem liberal ekonomi kurallarını beğendik,bu da sonucu.Büyük bir olasılıkla bu arkadaş bir daha dert anlatmaya girişmez.Bir de kahve falında aynı kararı aldım.Ay,baktıkların çıkıyor diye diye,oturuyorsun haydi kahve ve fal.Fincan başı yetmişbeş lira,şimdilik dedim.Sanırım bu fal işini de çözümledim.Ama yalnızlığa doğru da dolu dizgin gittiğimin bilincindeyim.Neyse,nasılsa yalnızlığın tüm okullarını bitirdim.
5 Ağustos 2018 Pazar
Kadınlar var,eşleri öldükten sonra mal varlığının üstüne konup yaşamları boyunca çalışmadan
yalnızca keyiflerine dalan.Birer de sevgili internetten.Başka dert yok.İnsanın geleceği,doğduğu eve bağlı.Bu sistemler şansla açıklıyor bunu.Oysa,insanın ömrü şansa bağlı olmamalı.Bunun için ilk çağdan beri süregelen ama sürekli tekrara düşen bir insanlık da var.Yüzyıllık yalnızlık....haklıymışsın da gel de bunu bana kabul ettir.Neyse birine telefon ettim.Oyun oynuyorum bakalım biterse dedi.Bekledim.Bitmedi.....Oyuna tercih edildim.Sorun olduğunda koşan ben.O zaman koşma ve söylenme öyleyse.....
yalnızca keyiflerine dalan.Birer de sevgili internetten.Başka dert yok.İnsanın geleceği,doğduğu eve bağlı.Bu sistemler şansla açıklıyor bunu.Oysa,insanın ömrü şansa bağlı olmamalı.Bunun için ilk çağdan beri süregelen ama sürekli tekrara düşen bir insanlık da var.Yüzyıllık yalnızlık....haklıymışsın da gel de bunu bana kabul ettir.Neyse birine telefon ettim.Oyun oynuyorum bakalım biterse dedi.Bekledim.Bitmedi.....Oyuna tercih edildim.Sorun olduğunda koşan ben.O zaman koşma ve söylenme öyleyse.....
25 Temmuz 2018 Çarşamba
Yağmurda yürüyün,çekinmeyin,erimiyor insan.Sokaktaki dost bildiğiniz köpeklerin,kedilerin başlarını okşayın,yolunuzu onların olduğu yerlerden geçirin.Zaten sizi bekler oluyorlar.Ense okşatmak için başlarını uzatıyorlar,ah sevgi ihtiyacı...Bütün suçların ardında yatan.Kendinize çiçek alın sonra,biber domates fidesi alın,sokuşturun toprağa.Sıkıca sarılacaklardır kökleriyle.İlk biber ve domatesleri gördüğünüzde teşekkür edin.Patatesi biliyorsunuzdur.Kabuklarını toprağın altına koyun,yeter.Filizleniyor bir süre sonra.Altta yumrular oluşuyor.Sevgiyle eşeleyin toprağı.
16 Temmuz 2018 Pazartesi
Yapabildiğiniz her şey için kendinize,yüreğinizde taşıdığınız tanrınıza teşekkür edin.Çevrenize,bunları yapamayanlara bakın.Çok aşağılarda bir tavır gibi geliyor değil mi?Züğürt tesellisi bir bakıma ,ben de öyle düşünürdüm.Fide alın,domates,biber ne bulursanız.Bulduğunuz toprağa ekin,nasıl direndiğine ,inlediğine bakın,tutunmak için nasıl inatlaştığına.Sonra şimdi yaz zaman çok,kendinizle konuşmaya başlayın.Yaralarınızın kabuklarını kaldırın.O kabukla kaldıkça,dipte irine dönüşebilirler.Ne kadar enayilik yaptığınıza,kendinizi nasıl yok saydığınıza,zayıflığınıza yanın yine.Ama sonra,başınızı okşayın.Kendini yok sayan o günkü sizdiniz.En yakınındakileri de o günkü siz üzdü.Onarılmayı bekleme hatası da yaptınız,oysa,kimse kimseyi onarmak için zaman kaybetmez,hazıra konmak,karşısındakini kendi kuklasına çevirmek ister.Elbette kendi için.Yani herkes,kendi yoluna gider.Çok idealleştirmiştin her şeyi.Evliliği de dostluğu da.Oysa bunlar birer deneymiş.Geçmişe hiç özlem duymam.bugün ulaştığım sonuçları da o gün bilemezdim.Canınıza yazık, yapmayın.
9 Temmuz 2018 Pazartesi
Ben denize başlayıncaya kadar hava yine bulutlandı.Artık yarının ne olacağı belirsiz.Ertelemenin de sonu bu.Havayı yakaladığın anda gitmek gerekiyor.Öyküyü de erteliyorum.Ceviz ağacı,arkadaşım olacak.O gidemiyor ama olduğu yerden memnun.Ben olduğum yerden memnun değilim ama gidemiyorum.Dertleşeceğiz bir süre.Ben ona içimi açacağım,o dinleyecek.Korkarım onu da kendime benzeteceğim.Yoksa ona da sebep olmasam mı?Dallarının kesilmesinden korkuyor en çok.Belki de onun olduğu yerde kalma mutluluğunu kıskanıp,dallarını kestireceğim öykünün sonunda.Gerçekte ise kıyamam ona.Gelip geçtikçe dokunurum,halini sorarım.Yalnızlıkta ağaçlarla dost olun,söyleşin onlarla.Dinlerler sessizce,kendilerine hoşnutluk payı çıkarmazlar insanlar gibi.Kedilerle de sohbet edin,aynı yakınmaları duyduklarında uzaklaşırlar.Bu ,oturup durma,bir şeyler yap demektir.Kediler gerçekçidir.
2 Temmuz 2018 Pazartesi
Anlamak
insan bir şeyleri ne kadar da geç anlıyor.Bir duruma,bir kişiye,yaptıklarına,kendi yapamadıklarına üzülmek bu kadar işlevsizse niye çabuk öğrenemiyoruz bunu.Üstelik gerçekçi geçinirken,sanırken kendimizi.Üzülmek,kendini kahretmekten başka hiç bir işe yaramazmış meğerse.Zaman geri gelemeyeceğine ,üzen kişinin umurunda olmayacağına göre kendimize kızıyoruz aslında.Neden buna izin verdim,neden göremedim,neden yapamadım?Bu sorularda debelenip duruyoruz.Ha,bir de yaptıklarımızı sınıflandırmak var.Değersiz işler,değerli ve büyük işler gibi.Yapabildiğimiz her şeyi değerli bulmaya başladığımızda sorun önemli ölçüde çözülüyor. O bıyık altından küçümsediğimiz,yürümek,yiyebilmek,görebilmek,içebilmek,uyuya-bilmek,gülebilmek,ağlayabilmek...Züğürt tesellisi gibi görünebilir ama yanımdan bir ambulans geçerken kendime geliyorum artık.Bir de komünist ölüm.Herkesi eşitleyen,belirsiz gidiş,sizi hiç yaşamamış gibi yapan...
insan bir şeyleri ne kadar da geç anlıyor.Bir duruma,bir kişiye,yaptıklarına,kendi yapamadıklarına üzülmek bu kadar işlevsizse niye çabuk öğrenemiyoruz bunu.Üstelik gerçekçi geçinirken,sanırken kendimizi.Üzülmek,kendini kahretmekten başka hiç bir işe yaramazmış meğerse.Zaman geri gelemeyeceğine ,üzen kişinin umurunda olmayacağına göre kendimize kızıyoruz aslında.Neden buna izin verdim,neden göremedim,neden yapamadım?Bu sorularda debelenip duruyoruz.Ha,bir de yaptıklarımızı sınıflandırmak var.Değersiz işler,değerli ve büyük işler gibi.Yapabildiğimiz her şeyi değerli bulmaya başladığımızda sorun önemli ölçüde çözülüyor. O bıyık altından küçümsediğimiz,yürümek,yiyebilmek,görebilmek,içebilmek,uyuya-bilmek,gülebilmek,ağlayabilmek...Züğürt tesellisi gibi görünebilir ama yanımdan bir ambulans geçerken kendime geliyorum artık.Bir de komünist ölüm.Herkesi eşitleyen,belirsiz gidiş,sizi hiç yaşamamış gibi yapan...
17 Haziran 2018 Pazar
2018'in babalar günü.Babacığım aklıma geldi elbet.Memleketi kurtarmaya çalıştığımızı sandığımız yıllardı.Evlenmiştim,onlara hiç sormadan,haber vermeden.Bir yıl sonra ilk kez geldiler evime.Samsun'dan İzmit'e.O gece geç vakit geldim eve..Çalışıyoruz ya.Baba anneye vakit ayrılır mı?Hamileyim hem de.Gördü ,baktı.Bu gidişin sonu iyi değil kızım.Ortadan gidin,başınıza çok şey gelir.Giderken sarıldı,son görüşümmüşSonradan anladım,başımıza gelenlerden sonra,insan ne kadar acımasızmış ve biz ne için çalışmışız.1980'de paramparça olduktan sonra.
16 Haziran 2018 Cumartesi
Yalnızlığın bütün okullarını bitirmiş birinden önerilere başlıyorum..Yazın,kenarda kıyıda bir çay bahçesine gitmek,ıssızlığı sevmek,rahatça oturmak için.(Bu bahçelerin bir kısmında hele de sahile yakınlarında az çok kadın ayarlaması yapılır.Yanınıza mutlaka,Cumhuriyet,Yurt,Bir Gün gibi bir gazete alın.Kitap alsanız da iyi olur.Yalnızsınız ya;toplumun boynunuza astığı tabelada,erkek aramaktadır ,yazar.Çayınızı söyleyin.Gözler açık ya da kaçamak size dönecektir.Önce manzaraya bakın.Sinirlenmeyin,size yazık.Özellikle Cumhuriyet gazetesinin adı görünecek şekilde,gazetenin arka sayfasını okumaya başlayın.Elinize bir kalem de alırsanız,güvenlik tamamdır.Yeterince görüldüğünden emin olunca,diğer sayfaları okumaya,gökyüzüne bakmaya başlayabilirsiniz.Size odaklanmış bakışların,başka yönlere çevrildiğini göreceksiniz.Ulan bundan ekmek çıkmaz bakışlarıdır bunlar.Keyfinizi sürün.
15 Haziran 2018 Cuma
Bayrammış............
Alışılmış,ezberlenmiş neşelenmelere çoktan sırtınızı dönmüşsünüzdür ama komşularınızın kapıları çalındıkça,bir gariplik çöker içinize.Hava da ağır mı ağır üstelik.Boşalsa ,bir ağlasa,kurtulacak.Beni de kurtaracak,bilmiyor.Birlikte nefesimizi sıktıkça sıkıyor.Alışılmış bir iki telefon geliyor,bayık yanıtlar veriyorum çaresiz.Bir yandan da kıskanmıyor değilim.İçinde bu kadar kolay bayram yapmayı,samimi olanları az ama inanmayı,yaşadıklarını yeterli bulmayı,bir şeycikler üretmeden böbürlenmeyi,baklava alıp gülüşmeyi,altı boş bir geleceğe güvenmeyi,olanları kabullenmeyi,şansa bırakmaları,kadere bağlamaları...İlkokulu bitirip kuytu bir köşede yaşamayı bile kıskandığım oluyor.
Alışılmış,ezberlenmiş neşelenmelere çoktan sırtınızı dönmüşsünüzdür ama komşularınızın kapıları çalındıkça,bir gariplik çöker içinize.Hava da ağır mı ağır üstelik.Boşalsa ,bir ağlasa,kurtulacak.Beni de kurtaracak,bilmiyor.Birlikte nefesimizi sıktıkça sıkıyor.Alışılmış bir iki telefon geliyor,bayık yanıtlar veriyorum çaresiz.Bir yandan da kıskanmıyor değilim.İçinde bu kadar kolay bayram yapmayı,samimi olanları az ama inanmayı,yaşadıklarını yeterli bulmayı,bir şeycikler üretmeden böbürlenmeyi,baklava alıp gülüşmeyi,altı boş bir geleceğe güvenmeyi,olanları kabullenmeyi,şansa bırakmaları,kadere bağlamaları...İlkokulu bitirip kuytu bir köşede yaşamayı bile kıskandığım oluyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)