İçimizdekilerle sokaklarda 31-Bugün kapıyı açar açmaz limon ağacının dibinde tek bacağı kopmuş ölü kedi yavrusuyla karşılaştım.Fotoğrafını çektim üzülürken.Küçük bir çukur kazıp içine koydum,başına da küçücük bir taş.Kedi mezarlığı oldu burası.Çıkıyorum dışarı.Başıma bir ceviz düşüveriyor,bana hediye dedim içimden,üzüntümü anladı ceviz ağacı.Dönüşte gövdesine dokunup teşekkür ederim.Bulutları rahatça görebileceğim sahile yöneliyorum.Bulutlar sırdaşım,her dakika şekil değiştiren nem topakları farklı şekillerde yüzümüze bakar,bizi dinlemek için.Bir aralık buluyorum yoğunluklarında,benim zaman zaman yalvardığım, dünyayı şikayet ettiğim, adını yalnız benim verdiğim güç orada ..Bugün beni duyarsız yap ne olur diye yalvarıyorum,yalvardığım kendim olmalıyım.Ne olur ayakta kal derim en çok.Sokak köpeğimin sokağına düşürüyorum yolumu.Pati ver der demez uzatıyor patisini.Sıkıyor elimi.Başını okşadıkça içindeki bütün hüzünlerini yüklediği gözlerini bana dikiyor.Köpeklerin gözlerine dayanamıyorum.Kul olmannı bütün ağırlığını taşıyan gözlerine.Kedilere laf ata ata dolaşıyorum.Hepsinden de yanıt alıyorum hemen......
17 Ekim 2021 Pazar
6 Ekim 2021 Çarşamba
İçimizdekilerle sokaklarda 30-Sabah olduğunda henüz kalkmamışken Yosun adlı kedim camı çalıyor.Yosun 5 dakika lütfen diyorum,biraz duruyor,tekrar çalmaya başlıyor.Kalkıyorum hemen.Diğer camlarda Bozburun,comparsita bekleşiyor.Daha ben yemedim diye söylene söylene mamalarını veriyorum.Ancak Comparsita,başını başıma sürüp,diliyle şakağımı yalamadan mamaya başlamıyor.Gözlerimi yaşartıyor.Baş der demez kafasını uzatıyor.Yakında biri konuşacak ve ben şok geçireceğim.Korkuyorum bazen.Sabahlar böyle başlamak içimi şenlendiriyor.İnsanlara karşı hep tedirginiz oysa.Kim bana zarar verecek kaygısıyla her gün biraz daha uzaklaşıyoruz.İnsanı suçlamıyorum.Ekonomik eşitsizlik büyüdükçe ,yaşayanları seyreden insan çoğaldıkça daha da kötü davranışlar göreceğiz.Çaresiz insan,herşeyi yapar.Ben yapmam masallarını söyleyenler,bugün sahip olduklarının olmadığını düşünürlerse,anlayabilirler ama yaşamadan anlamak da olanaksızdır bunu. Sokakta kazı kazan satan bir kızın yanında duruyorum,arada sohbet ediyoruz.Orası,sosyolojik bir laboratuar.Adamın biri kart kazıyor.Tuzu kuru belli.Yanına yoksulluktan kavrulmuş bir genç yanaşıyor.Ağbi,çıkarsa bana bir yemek parası ver diyor.Adam tamam lan diye yanıtlıyor.Ardından bir şey çıkmadı hadi yaylan deyiveriyor.Yüreğim eziliyor.Maskesi yok yedek maskemi vereyim diye Düşünüyorum .Al evladım şunu deyince genç eliyle ittiriyor.Ben ne diyorum o ne veriyor diye uzaklaşırken,virüsten ölmenin yoksulluk yanında bir hiç olduğunu da kafamız vurmuş oluyor.Haklı.