6 Eylül 2020 Pazar

 Öykü ya da roman....-2--Giriş katının tek güzel yanı,araba gelirken caddenin ortasında  şaşkınlıkla kalan  kedilerin son anda kaçıp,pencereye atlamasıdır.Her pencereye atlamaz kediler.Yalnız insanı tanır,anlar ve dinler.Söylediğimi nasıl olsa karşımdaki kendi yaşam romanına göre anlayacak gerçeğine uyup,her şeye tek kelimeyle yanıt verir.Miyaavvv.Kedilere  ters gibi duran kargalar da uğrar kapısına.En çok seslerini sezmeye çalışır kadın.Sesleri dehşeti müjdeler,hemen başlamış,içinde çaresiz kalınmış yangınları,katıp önüne götürecek selleri,uçuşan perdelerin yıkılan evlere hüzün kattığı enkaz altından gelen sesleri haykırdığı depremleri,canhıraş çağrısıyla,yetişemezse bitecek yaşamlarla yüklü ambulansları,muhtaçlıkta trajediye dönüşmüş yalnızlıkları,günlük alışıldık işler gibi haykırır suratlara..Gözleri öyle kuşkulu bakar ki kalakalır kadın.Uzaktan sohbet eder onlarla dinlemeseler de..Cevizin farklı çaresizliğine sevinmek ikiyüzlülük de uçamayışına sevinir,gidemeyişine.Caddeye uzanmış dallarıyla belediyenin tehdit edeceği ceviz ağacı,üç dört metre ilerisinde ama yola uzak defne ağacıyla konuşmaya çabalıyor.Defne,yanındaki zakkumdan umudunu yitirmiş,öğütlerini kayıtsızca dinlemesinde yorumlarken dışlamış onu.Dalları dokunmasın diye duvara doğru yönelmeye koyulsa da  dalları onu dinlemiyor.Zakkumu da dinlesen diye diye başının etini yiyorlar.Zakkumla Defnenin anası,evin daha önceki sahibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder