15 Eylül 2020 Salı

 İçimden ve sokaklardan 2-Çıkmadan mutfak camının önüne bakıyorum.Gece gelmiş,yüzüme bakıyor.Uykun mu geldi diyorum.Uzanmış,oğluma söylediğim ninniye başlıyorum,gözleri ağırlaşıyor ve kapanıyor.Deniyorum yine aynı.Ninniyle uyuyor,şaşıyorum.Çıkıyorum cevize selam vermeden geçmek yok.Milli piyangodan para çıksa,iş yerlerine gidip küfredeceğim diyor iki gençten biri.Bahçeye uğruyorum.Bugün sessiz,palmiye ağaçlarının fısıltıları.Bana içini dökmeye gelenler ,karşısındakiyle paylaştığını zannederler ya,dinlemekten yorulduğumu bilmezler.Kadıköy'den dönüşte yol yorgunluğuyla atarlar kendilerini,çökerler kalırlar.Ağaçların gövdelerini hele de söğüt dallarımla sarmalar,bezginliklerini anlamazlar.Adını yadsıyanlardanım.Tek palmiye ağacı yok yöremde bile.Adım palmiye ama.Çevremde betondan yılmış gözler,doğanın onaracağı geniş alanlar var.Çimenler,ağaçlar,köpekler,kediler..Göz erimi denize varır ya bilinmezliklerle tıkanmış duygularımız,ansızın rahatlar.Ufkun belirsizliği,sonsuzluğun doğallığını hatırlatır sanki.Issız bahçede küçük bir havlama.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder