İçimden ve sokaklardan 4-Hamamdan çıkmış gibi nemini de yüklenmiş hava içeri akıyor.Geri kaçmaya kalkışsa kendini salonun ortasında buluyor.Yazı özlerdi bir zamanlar.İki üç yıldızlı küçük otellerin buğuntulu odalarından denize girer,suyla kucaklaşırdı,sırtüstü yatıp göğe bakmak çok iyi gelirdi.Şehirler arası otobüslerin uykusuz gecelerinden sonraki sabahlardan korkuyor artık.Sendelemekten,ertesi günkü karamsarlıktan.Molaların tuvalet ihtiyacına cevap vermeyen uzunluğundan.Yazlıklarında çekildi oturup söyleştikleri.İnternete giriyor,yaşayanların yaptıklarından bazılarını beğeniyor,bazılarını hızla geçiyor.Nasıl da aynı sırayı izliyor karanlık günlerin sapılanları.Tırnağını kırmaktan korkan yollar 40 yıl öncesinin aynısı.Tek kitabına imza günü düzenleyip her anını paylaşan pazarlamacılar.Kendini öne koymanın en önemli belirtisi de aynı.Gıdığın kısılması gözlere oturmuş,ben de neymişim bakışı.Daha çok duramıyor oralarda .Sahile vuruyor ayakları.Kedilere laf atıp yanıtını da hemen alıyor.Ne güzel her şey için aynı sözcük onların ki..Yorumlamak senin sorunun diyen,deniz durgunluğunu aşmaya ramak kalmış bir dalgınlıkta.Birden onları görüyor,kucaklarında çocuğuyla oturan anne ve baba.Üçünün de saçları sıfıra vurulmuş,çocuğun yüzü lösemi.Kaybetmeye isyan etmiş yüzlerine bakıyor saygıyla.Uzaktan bağırıyor biri.Arkadaşları.Yine üzülecek bir şey bulmuşsun, kendine ne var ne yok diyor biri kahkahayla.İdare vaziyeti işte.Şurada bir çay içelim.Ay kampa gittik,deniz şahaneydi.Bir de ucuz,askeri kamp ya.Aaa seni de alırdık biz amaan.Geldikten sonra hatırladığını gizlemiyor bile ..
22 Eylül 2020 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder