8 Eylül 2020 Salı

 Öykü ya da roman-4-Ceviz dallarını yaydıkça onu buradan kimsenin kovamayacağına inanıyor.Rüzgarın usul usul esişine bayılıyor.Salınışı nazlı.Çöp kutusunun dibine konmuş dolabı parçalıyor çöpçü çocuk.Odun ürkütüyor cevizi.Mobilya olunca böyle parçalanmak da var.İnsan da parçalanan birini görünce irkilir mi böyle.Yok irkilmiyormuş .Açıldı ortalık yaşayın siz diye bağırdı birileri.Kolunuz kanadınız kırılırken birileri sevinirmiş işte.

Nerden komşu dedi biri camdan.Bir yerden deyip geçti kadın.Bu kadın da nereden gelir,söylemeden girer,cevizle konuşur ama.Yalnız yaşayınca oluyor böyle demek ki.Ama ne buluyor bu cevizde.,Ben de gitsem arada,yok canım komşular ne der,deli miyim ben.Kocam konuşsa biraz benimle.Ceviz hasretle baktı karşı duvara.önceden oralara yuva yapmış böğürtlenleri anımsadı,özledi.Elleri kolları dolu gelen kadın cevizin altına gidip ellerini gövdesine yasladı.Sonunda iki dalını kesmişler.Korkma iki dal sadece.Niye dertleniyorsun ki buna.Daha çok dalın var .Evimde iki komodin var cevizden,bakınca kimbilir hangi can yandı dediğim.Bana geçmişteki beni hatırlattıkları için kapı önüne koymaya çalıştığım ama kıyamadığım.Birini açmıştım bir gün.Yatağın benim tarafımda olmayanını.İçinde lastiği erimiş iki külotu kalmıştı.Dört beş gecede bir eve uğrayan adam iki göstermelik çamaşırını bırakmıştı.Devrimcilik oynuyordu.Annemin,eşim başka bir kadına gidiyor kızım,belli der demez ağlamaya başlamıştım.Çaresizlikten,düştüğüm durumun aşağılayıcı,yaralayıcı tarafının yok ediciliğinden.Evde ne yaptığım,nasıl yaptığım,nelere dayandığım,tek başına kalmışlığımla dalga geçiyordu artık.Hiçbir çıkar yolun yok demek istiyordu ve ben kalıyordum.Özgüvenimi zevkle çiğniyordu.Bu,o günlerin komodiniydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder