İçimdekilerle sokaklarda 14-Ona kedisini anlatan kuyumcunu önünden geçmek geldi içimden.Adam,adam dediysem gençti.Nasıl bıdık dedim.İyi iyi bomba.Eşinizde seviyor mu onu.Ben eve alalım dediğimde çok karşı çıkmıştı.Aldım ama bir türlü sevemiyordu.Eşimin bir gün tansiyonu çıktı,koltuğa uzandı.Ne yapacağımızı bilemedik.Şefo uzaktaydı.Koştu,koştu,eşimin göğsüne uzandı ,mırıldandı da mırıldandı.Sonra patileriyle masaj yapar gibi bir o patisini bir diğerini bastırdı göğsüne.Eşim düzeldi,ona sarıldı.O gün bu gündür çocuğu gibi sevmeye başladı onu.Hatta sen gidersin Şefo kalır benimle deyiveriyor kızınca.Ben de hayır Şefo'yu ben alırım deyip gülüyoruz.Korona virüs nedeniyle hayaletler gibi geziyoruz.Tanımadığımız insanlara selam veriyoruz tanıdıklarımıza benzetip.Üstüne bir de İzmir'de deprem oldu.Ailesi orada bulunan şans oyunları satan kadına uğruyorum.Geçmiş olsun nasıl sizinkiler diyorum.Ay ölseler umurumda değil diyor.Çocukluğunda alamadıkları yüzünden öfkeli.Oysa onların da verecek bir şeyleri yok.İnsan göremiyor bu yanını,eksikliklerin cezasını kesiveriyor ailesine.Ama onların yaşamlarına bakınca anlıyor.Bu anlamak da ancak yaşanmışlıklardan sonra gelişiyor.Sevgi boşlukları o kadar büyük ki anne babaların,kendinde olmayanı nasıl verecekler.Onları da affedeli çok oldu.Mutlu çocuklar yetiştirmek için,ülkenizin insanı,insan gibi yaşatan bir yapısı olması gerekirmiş.Yanlış ülkede doğduğumu düşünüyorum ne zamandır.Daha önce canımı yakan suskunluklarıma,kabullenmek zorunda kalan çaresizliğime yanıt saati yaptım kendime.Her gün bir saat.Olayı anımsayıp,sesli konuşuyorum,sonunda başımı okşamayı umutmadan.Ne çok eziyet ettim kendime.Kendimi affediyorum.
4 Kasım 2020 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder