Süt filmine gittim dün.Yeni yönetmenlerimiz,yaşamının bir yanı,Anadolu'dan,kasabalardan etkilenmiş,beslenmiş,,yaşamının bir yanını orada bırakmış kimlikleriyle öne çıkıyorlar.Bu yüzden,sıradan,biz olan,bizim gibi olanlar var filmlerde.Kendimizi izlemek,filmin içine girmemizi de kolaylaştırıyor.Kasabalarda,ıssız yalnızlık ve kimsesizlik egemendir.Aslında kutsal aileler olmazsa olmazdır ama gençle,çocukla ve diğerleriyle paylaşım yoktur.Taraflar,kendi kararını kendi başına alır,kendini dinler.Karşıdakine açıklamak onun nasıl etkileneceğini dert etmek de yok.Anne,gençten görev bekliyor,bunu eleştiriyle iletiyor,istediğini alamayınca da yaşamına birini katıyor.Nasıl kabulleneceği de artık onun sorunu.Özellikle muhtaç durumda olanın,kabullenmesi bekleniyor zaten.Kabullenme aşamasını da kişi kendi başına,kendi yalnızlığında yaşıyor.
Alışılmış bir yaşam var.Herkesten beklenen de o doğrultuya girmesi.Dışına çıkmaya çalışmak da yalnız başına.Kasabalar erken öldürür insanı.Sadece gömülmenizdir geciken.Bunu içinde hissetmek de orada bir süre soluk almakla mümkün.
11 Ocak 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder